« Önceki |

6/10/2007

Çankaya Köşkünde ilk namaz!

Çankaya Köşkü'nde ilk namaz


Gül ve Erdoğan haftalık olağan görüşme öncesi Muhafız Alayı Camii'nde namaz kıldı.

06.10.2007 07:06
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü'ndeki ilk namazını Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından dün kıldı. Haftalık olağan görüşmeden sonra Köşk'ten ayrılmayan Erdoğan, Gül ile birlikte Muhafız Alayı'ndaki camiye giderek askerlerle birlikte cuma namazı kıldı.
Gül ve Erdoğan arasındaki haftalık olağan görüşme 11.40'ta başladı ve 1 saat 20 dakika sürdü. Gül ve Erdoğan görüşme sonrasında Çankaya Köşkü yerleşkesi içinde yer alan ve minaresi süngüyü andıran Muhafız Alayı Camii'ne gitti.

Gül'ün makam aracıyla camiye giden Gül ve Erdoğan'ı, imam Oğuzhan Atmaca kapıda karşıladı. Askerler, Gül ve Erdoğan'a camiye girerken ve çıkarken selam durdu. Milliyet'in de görüntülediği namaz sonrası çıkışta camiden ilk önce ayrılan Erdoğan, Gül'ün makam aracının sol kapısına yöneldi. Bu esnada Gül de camiden çıkarak makam aracına bindi. Araca binmeden önce hem Erdoğan hem de Gül askerlerle tokalaştı.

 


Gül, Muhafız Alayı Camii'nde ilk namazını 7 Eylül'de kılmıştı. Bu camide daha önce de dönemin cumhurbaşkanları Turgut Özal ile Süleyman Demirel de namaz kılmıştı. Cami imamı Atmaca'nın çevresine, "Çok heyecanlandım. Cumhurbaşkanımız ile Başbakan birlikte namaz kıldılar" dediği öğrenildi.
Başbakanlık kaynaklarının, Gül ile Erdoğan'ın Köşk'te cuma namazı kılıp kılmadıklarıyla ilgili sorular karşısında yorum yapmaktan kaçınmaları dikkat çekti. Erdoğan, daha sonra kendi makam aracına geçerek 14.40'ta Çankaya Köşkü'nden ayrıldı. Böylece, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer dönemindeki olağan görüşmelerinde Köşk'te yaklaşık 35 dakika kalan Erdoğan, bu kez Gül'le 2 saat süreyle görüştü.
Gül ile Erdoğan arasında 11.30'da başlaması gereken haftalık olağan görüşme, Cumhurbaşkanı'nın İstanbul'dan geç gelmesi nedeniyle 11.40'ta başladı. 11.10'da Keçiören'deki konutundan Çankaya Köşkü'ne doğru yola çıkan Erdoğan, Gül'ün gecikmesi nedeniyle 30 dakika şehir turu atmak zorunda kaldı. Kızılay'a gelen Erdoğan'ın makam aracı, Gül'ün daha Köşk'e giriş yapmadığının öğrenilmesi üzerine, Köşk yolundan ayrılarak Başbakanlığın önünden Konya yoluna çıktı. Konya yolundan ağır ağır ilerleyen ve uzun süre oyalanan araç, Gül'ün girişinden sonra Köşk'e vardı.
MİLLİYET

6/10/2007

Biz de azalan Pakistan'da artan şey nedir?

06.10.2007 14:23

 

 

Bağımsız araştırma şirketi Pew’in yaptığı geniş katılımlı anketten, Türkiye’de laikliğe desteğin ciddi biçimde azaldığı sonucu çıktı.

2002’de "din ve devlet işleri ayrılmalı" diyen Türklerin oranı yüzde 73 iken, bu yıl bu oran yüzde 55’e geriledi. Pakistan’da ise laikliğe destek aynı dönemde 15 puan artarak yüzde 48’e çıktı.

MERKEZİ Washington’da bulunan bağımsız araştırma şirketi Pew’in, "Küresel Eğilimler Projesi" kapsamında 42 ülkede yaptığı araştırmanın sonuçları, önceki gün yayınlandı. "Dünya halkları küresel ticarete olumlu bakıyor, ama göç istemiyor" başlıklı raporun en ilgi çekici bölümlerinden birini Türkiye ve laiklik ile ilgili sonuçlar oluşturuyor. Filistin dahil 47 ülkeden 45 bin 239 kişiye araştırma kapsamında sorular sorulurken, Türkiye’den de 971 yetişkinle ilkbahar aylarında yüzyüze görüşüldü.

 

PAKİSTAN LAİKLEŞTİ

Din ve devlet işlerinin birbirine karıştırılmaması yolunda dünyada çoğunluk laikliği hálá desteklese bile, en çarpıcı değişimin Türkiye’de olduğu görüldü. 2002 yılındaki ankette "Din, kişisel inanç meselesidir ve siyasetten ayrı tutulmalıdır" görüşünü savunanların oranı Türkiye’de yüzde 73’tü, ama bu yıl yüzde 55’e geriledi. Türkiye, aynı konuda yüzde 20 gerileme kaydeden Hindistan’ın ardından laikliğe desteğin bu kadar hızlı düştüğü ikinci ülke oldu. Pakistan’da ise laikliğe verilen desteğin beş yılda yüzde 33’ten yüzde 48’e çıkması dikkat çekti. Bu iki ülkenin de ABD’nin kilit müttefikleri olduğu belirtilen raporda, Türkiye’de son dönemde AKP’nin iktidarda bulunduğu, Pakistan’ın ise aşırı dincilerle hükümet arasında çatışmalara sahne olduğu hatırlatıldı.

 

TÜRBAN KADININ TERCİHİ

İslam dünyasının büyük bölümü, aşırılık yanlıları ile ülkelerini modernleştirmek isteyen kesimler arasında çatışma olduğunu düşünüyor. Türk halkı, yüzde 52 oranıyla Lübnan’ın ardından (yüzde 58) bu fikrinde en kararlı kamuoyuna sahip.

Etiyopya haricinde tüm Müslüman ülkelerde ve özellikle Türkiye ile Endonezya’da çoğunluk, "Tesettüre girip girmemek kadının tercihidir" diyor. Türkiye bu konuda yüzde 93 ile en yüksek orana sahip, Endonezya ise yüzde 91’de. Ankette yer alan, "Hayat tarzınız sizce yabancı etkisinin tehdidi altında mı" sorusuna da Türkler’in yüzde 88 "evet" yanıtını verdi ve geleneklerin korunmasını istedi. Aynı oran örneğin İsveç’te yüzde 29’da kaldı.

"Kadınların ve erkeklerin iş yerlerinde bir arada çalışmasına sınırlama getirilmesini ister misiniz" sorusuna, "evet" diyenlerin oranı, Türkiye’de yüzde 24. Diğer İslam ülkeleri ortalamasından hala düşük olan bu oran, beş yıl önce yüzde 37’ydi. Malezya’da ise halkın yüzde 80’i işyerinde haremlik-selamlık uygulamasını destekliyor.

Demokrasiye destek düşük

PEW araştırmasına göre "Demokrasi bizim ülkemizde de işleyebilir" diyenlerin oranı, tüm İslam dünyası içinde en düşük Türkiye’de çıktı. Türk halkının sadece yüzde 31’i böyle düşünüyor, yüzde 50’si ise "demokrasi işleri Batılılar gibi yürütme tarzıdır" diyor. Oysa dört yıl önce demokrasinin Türkiye’de de işleyebileceğine inananların oranı yüzde 50’yi aşmıştı.